ABD ve Çin dünya ekonomisinde üretim, tüketim, finans ve ticarette sürükleyici başlıca iki aktördür. Bu ülkeler, karşılıklı ticaret ve finans hareketleriyle bir yandan yüksek bir etkileşim içindeyken, diğer yandan Trump’ın ikinci döneminde artan belirsizlikler nedeniyle küresel büyümeyi paralize edecek bir riske maruz durumdalar.
FED PARA POLİTİKASI
Federal Rezerv (Fed), enflasyonu yüzde 2 hedefine yaklaştırmak ve maksimum istihdamı sağlamak amacıyla para politikasını belirliyor. 2024 boyunca, Fed faiz oranlarını kademeli olarak düşürerek ekonomik aktiviteyi desteklemeyi amaçladı. Politika faiz oranı üç kez toplamda 100 baz puan düşürülerek yüzde 4,25 – 4,50 aralığına getirildi ve 2025 Mart toplantısında politika faizi sabit tutuldu. 2025 yılı içinde ekonomik görünüm etrafındaki artan belirsizliğe rağmen, faizde 50 baz puanlık bir düşüş bekleniyor. Bu arada, GSYH büyüme tahminleri bu yıl için yüzde 2,1’den yüzde 1,7’ye düşürüldü. Büyüme projeksiyonları 2026 ve 2027 için aşağı yönlü revize edildi. Buna karşılık, tüketici enflasyonunun 2025’te ve 2026’da daha yüksek olması bekleniyor; ancak tahmin 2027 için yüzde 2 olarak tutuldu. İşsizlik oranının bu yıl yüzde 4,4 daha yüksek olması bekleniyor ancak projeksiyon hem 2026 hem de 2027 için yüzde 4,3 olarak sabit tutuldu. Fed bilançosunun küçültülmesine devam edilerek enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı veriliyor. Sonuçta, enflasyonda bir miktar düşüş sağlandı, ancak özellikle hizmet sektöründe fiyat baskıları devam etti. İşsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı. Konut piyasasında mortgage faiz oranlarının yüksekliği nedeniyle daralma yaşandı ve nihayet finansal sistem istikrarlı kaldı, ancak küçük işletmeler için krediye erişim sıkı kaldı.
Devamı Z Raporu Nisan 2025 sayısında…