Cari açıktan cari fazlaya giden yolda doğru enerji karışımı

TCMB’nin en Kasım ayından yayımladığı son bilgilere göre; bir önceki yılın Eylül ayında 4.441 milyon ABD doları açık veren cari işlemler hesabı, bu yılın aynı ayında 1.830 milyon ABD doları fazla vermiştir. Bunun sonucunda, on iki aylık cari işlemler açığı 46.058 milyon ABD dolarına gerilemiştir.
Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise, bir önceki yılın Eylül ayında 588 milyon ABD doları açık vermişken, bu ayda 5.075 milyon ABD doları fazla vermiştir. Döviz kurlarının TL aleyhine çalışıp ihracat adına rekabetçilik kazanmamıza vesile olan son dönem yeni veriler ile Türkiye’nin yoluna ışık tutmaktadır. Kısaca özetleyecek olursak; cari açığın en büyük kalemini enerji ithalatı oluşturdu. Buna göre petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve döviz kurundaki artışla yükseliş gösteren Türkiye’nin enerji ithalatı son 5 yılda 213 milyar doları buldu. Aynı dönemde Türkiye’nin toplam cari açığı yaklaşık 220 milyar dolara ulaştı. Trajik değil mi?
Türkiye’nin elindeki mevcut bilgiler ve teknolojiler ile ülkenin enerji ithalat faturasına merhem olacak petrol ve gaz rezervi yoktur diyebiliriz. Buna rağmen birçok enerji konulu araştırmada Nükleer Enerjinin iyi bir alternatif olacağına dair bulgular mevcuttur. Her ne kadar literatürde daha az olsa da birçok STK’larca nükleer karşıtı bilgi yayılmaya çalışılsa da veriler halen çok boyutlu olarak nükleer enerjinin önde olduğunu ifade ettiği kanısındayım. Sizleri bilgi kirliliğinden kurtarmak ve kendi fikrinizi oluşturmak amacıyla yine rakamlar ile paylaşımda bulunmaya çalışacağım. 2009 -2017 yılları arasında Güneş panellerinin yüzde 75 ve Rüzgar türbinlerinin yüzde 50 maliyetleri düşmesine rağmen bu süreçte yoğun olarak bu alternatiflere geçen Almanya’da elektrik fiyatı yüzde 51, Kaliforniya’da yüzde 24, Danimarka’da ise yüzde 50 civarı artış kaydedilmiştir. Yani madem maliyetler düşüyor nihai elektrik fiyatları bu ülkelerde neden artmıştır. Hatta ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki elektrik fiyatı ABD ortalamasından yüzde 50 fazladır. Bu sorunun temelinde iki enerji türünün (Rüzgar ve Güneş) de devamlı surette elektrik arzında dalgalanmalara maruz kalmasıdır.

Devamı Derin Ekonomi Aralık 2018 sayısında …

Dikkat çekenler...