Avrupa’nın enerji güvenliği ve özellikle de doğal gaz arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi gittikçe Güney Kafkasya ülkeleri olan Gürcistan ve Azerbaycan’a bağlı hale geliyor. Rusya, AB’nin Rus gazına bağımlılığını önümüzdeki yıllarda da garanti etmek için Kuzey Akım 2 ve TürkAkım boru hatlarını inşa ediyor. Eşsiz coğrafi konumundan dolayı Gürcistan, Hazar Denizi’nden başlayıp Güney Kafkasya ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan Güney Gaz Koridoru ile AB’nin enerji arz kaynaklarının çeşitlendirilmesinde kilit rol oynuyor.
Gürcistan, AB’ye daha yakın olmak için son beş yılda önemli adımlar attı. AB ile Haziran 2014’te, Temmuz 2016’da yürürlüğe giren bir Ortaklık Anlaşması imzaladı. Daha sonra Ekim 2016’da Enerji Topluluğu’na katıldı ve bu üyeliği Nisan 2017’de resmen onayladı. Enerji Topluluğu AB’nin iç enerji pazarını güneyindeki ve doğusundaki birlik üyesi olmayan üyelere doğru genişletmek amacıyla 2005 yılında kurduğu uluslararası bir kuruluştur.
2018 yılı boyunca, Hazar Anlaşması’nın imzalanması, Azerbaycan’ın sıkıştırılmış veya sıvılaştırılmış doğal gazını taşıyacak Azerbaycan-Gürcistan-Romanya Bağlantı Hattı (AGRI) projesinin bir kez daha akamete uğraması, Azeri ve Türkmen devlet başkanlarının ve bakanlarının şu anda Türkmenistan’ın açık bir devlet politikası olan Trans Hazar Doğal Gaz Boru Hattı’nın (TCGP) gerçekleştirilmesine dair kararlı görüşmeler yapması, Azeri medyasının bilgi politikasındaki ince değişikliklerin işaret ettiği gibi Bakü’nün şu anda projenin destekçisi olması gibi TCGP lehine birçok gelişme yaşandı.
Nitekim, TCGP’nin inşası yalnızca Gürcistan Başbakanı Mamuka Bahtadze’nin ülkenin enerji sektörüne yönelik reform paketinin uygulanmasına yardımcı olmakla kalmayıp bu reformların başarısını da garanti edecektir. Böyle bir başarının TCGP olmadan elde edilmesinin zor olduğu söylenebilir. Bunun nedeni, Türkmen doğal gazının Gürcistan’ın gaz iletim sistemine girmesinin ülkedeki gaz piyasası düzenlemesinin serbestleşmesini neredeyse garanti edeceğidir.
Devamı Derin Ekonomi Şubat 2019 sayısında …