ABD BORÇ SARMALINDA

TRUMP’IN İKİNCİ DÖNEMİNE BAŞLAMASININ ARDINDAN BORÇLULUK VE BÜTÇE AÇIKLARI, ABD’DE EN FAZLA TARTIŞILAN KONULAR ARASINDA YER ALMAYA DEVAM EDİYOR. DIŞ TİCARETTE KORUMACILIK DUVARLARININ YÜKSELMESİNİN NEDENLERİNDEN BİRİ OLAN VE 36,2 TRİLYON DOLARI AŞAN FEDERAL BORÇ, ABD EKONOMİSİ İÇİN OLDUĞU KADAR KÜRESEL FİNANS PİYASALARINDA DA TEDİRGİNLİK OLUŞTURUYOR. FEDERAL BÜTÇEDE FAİZ HARCAMALARI, SAVUNMA VE SAĞLIK HARCAMALARINI GERİDE BIRAKIRKEN, BÜTÇE AÇIKLARININ GİDEREK DERİNLEŞMESİ, EKONOMİYİ YENİ BİR KRİZ SARMALINA SÜRÜKLEYEBİLİR.

KADRİYE N. TUNÇSİPER

ABD Başkanı Trump, ikinci dönemine bir dizi mali engelle başladı. 2001’deki seviyesinin 6 katını aşarak 36,2 trilyon dolara ulaşan kamu borçları sürdürülemez hale gelirken, Başkan Donald Trump ülkenin federal borcunun daha düşük olduğunu, hesaplamada sahtekarlık yapıldığı iddialarını sürdürüyor.

ABD’de hükümet en son 2023’te borç limiti konusunda zor durumda kalırken, federal hükümetin borçlarını ödemek için ödünç alabileceği miktarı ifade eden borç limiti uygulaması 1 Ocak 2025’e kadar askıya alınmıştı. Ancak bu tarihin gelmesi ile Trump yönetimi borç limitine uymak zorunda kalacak. ABD Hazinesi Kongre’nin belirlediği limite ulaşana kadar borçlanabilse de bu limitin aşılması, kamu hizmetlerinin aksamasına varan sonuçlar ortaya çıkarabiliyor.

ABD EN BORÇLU ÜLKELERDEN BİRİ

ABD’de 2008 krizinden sonra önemli ölçüde artan borçluluk, pandemi döneminde daha da hızlandı. ABD GSYİH’sinin yüzde 121’ine denk olan borçluluğun, süreç devam ederse 2050’lerde GSYİH’nin yüzde 160’ını aşması öngörülüyor.

ABD halen en borçlu 10 ülke arasında yer alıyor. Kamu borcu, tahviller ve diğer menkul kıymetler dahil olmak üzere bir ülke hükümetinin toplam mali yükümlülüklerini ifade ediyor. Kamu borcu ihraç etmek, hükümetlerin kamu kazançlarını finanse etmek ve bütçe açıklarını gidermek için kullanılan önemli bir araç olsa da bu borçluluğun sürekli artışı ekonomide iyi gitmeyen bir şeyler olduğu anlamına gelebiliyor.

ABD’nin bütçe açıklarını kapatmak için yıllarca borçlanmasından kaynaklanan toplam borcu 36,2 trilyon doları aşıyor ve bu, sıradan bir ABD vatandaşının bile 100 bin dolar seviyesinde borçlu olduğu anlamına geliyor.

FAİZ HARCAMASI EN BÜYÜK 3’ÜNCÜ GİDER

Kongre Bütçe Ofisi tarafından kamuoyuna açıklanan son verilere göre ABD’de 2025 yılında faiz ödemeleri 952 milyar dolar olacak. 2035’e gelindiğinde ise faiz ödemelerinin 1,8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Öyle ki ABD federal bütçesi içerisinde faiz harcamaları birçok önemli harcamanın üzerinde seyrediyor. Ulusal borç büyüdükçe ve faiz oranları yükseldikçe, ABD bütçesinin daha büyük bir kısmı bu borcun ödenmesine harcanıyor ve bu da ekonomiye yatırım yapma fırsatını ortadan kaldırıyor.

ABD’nin aşırı borçlu bir ülke olduğunu, ancak şu an için bu yüksek borçları rahatlıkla çevirebildiğini söyleyen FSMVÜ Öğretim Üyesi ve İktisat Bölüm Başkanı Dr. Bilal Bağış, ABD’nin bir yıllık ekonomik üretiminin halen 30 trilyon dolar altında olduğunu, yine de bütçe açıklarının yeni borçlanma ihtiyacı ortaya çıkardığını belirtiyor.

“ABD’deki yüksek faizler doları güçlü tutuyor. Ancak, aşırı yüksek borçlar, yüksek faizler ve bütçe açıkları kaynaklı mali riskler, uzun vadede önemli riskler barındırıyor. Dolar gücünü koruyamayabilir. Nitekim, kripto paralar ve altın da bugün dolara karşı yükselişini sürdürüyor. Ancak, daha önemlisi de-dolarizasyon trendi de hızlanıyor. Milli paralar ile ticaret, yeni sınırötesi ödeme araçları, kripto paralar ve altına hücum süreci doların tahtını sallıyor. BRICS ülkeleri artık bu arzularını saklama gereği duymuyor” şeklinde konuşarak mali risklerin, dolar açısından da sonuçlar ortaya çıkaracağını savunuyor.

KÜRESEL PİYASALAR İÇİN DE RİSKLİ

“ABD’de beklenen genişleyici politikalar ile göçmen karşıtlığı ve ek tarifeler konusundaki duruşun, enflasyon beklentilerini yüksek tutması, yüksek enflasyon beklentilerinin de faiz indirimlerini ertelemesine yol açması mümkün. Dolayısıyla, faizler ABD’de önümüzdeki dönemlerde daha yüksek seyredebilir” şeklinde konuşan Bağış’a göre yüksek faiz aynı zamanda borçlanma maliyetlerinin artışı anlamına geliyor. Pandemi döneminde ivme kazanan bütçe açıkları ve tarihi zirvelerine ulaşan kamu borçlarının küresel ekonomi için ciddi bir risk olduğu uyarısında bulunan Bağış’a göre, yüksek faizler borç ve kamu açıklarını daha sorunlu bir konu haline getirebilir.

Devamı Z Raporu Dergisi Nisan 2025 sayısında…

Dikkat çekenler...