Artan yapay zeka rekabeti

Küresel ekonominin rekabette en önemli silahı yapay zeka olacak, hatta olmaya başladı. Yapay zekaya uyum sağlayamayan ya da geciken işletmeler ayakta kalmakta zorlanacak. Bu artık malumun ilanı. Yapay zeka ile ilgili “Risk mi, fırsat mı?” sorusu artık vakit kaybından öteye geçmiyor. Ekonomide günlük tartışmalarla uğraşırken asıl odaklanmamız gereken konuları, yapay zeka ile üretimde gerçekleştirmemiz gereken büyük dönüşümü kaçırma lüksümüz yok. Bu dönüşümü gerçekleştiremezsek küresel rekabette ayakta kalmak daha da zorlaşacak. Bu nedenle 2024’ün son sayısını yapay zekaya ayırdık. Dünyada hangi gelişmeler yaşanıyor, verimlilik nasıl etkileniyor, Türkiye olarak biz yapay zekayı üretim süreçlerine ne kadar dahil ettik? Tüm bu soruların yanıtları kapsamlı olarak ele aldığımız dosyamızda bulabilirsiniz.

Bütün dünyanın gözü kulağı Kasım ayında ABD seçimlerindeydi. Anketler başa baş sonuçlar gösterirken, Trump seçimi çok rahat kazandı. Peki Trump 2.0 olarak adlandırılan bu dönemde dünyayı neler bekliyor? Tüm dünya, korumacılık adımlarının artmasından endişeli. Zira 20 Ocak’ta görevi devralacak olan Trump, henüz görevi devralmadan Çin, Meksika ve Kanada’ya vergileri artıracağını açıkladı. Bu da endişeleri boşa çıkarmadı, korumacılık tedbirleri artacak. Biden döneminde de bitmemiş olan ticaret savaşları daha da alevlenecek. Diğer yandan siyasi olarak da Trump’ın kabinesi çok tartışılıyor. Oldukça radikal isimleri kabineye aday olarak göstermesi de özellikle Ortadoğu’ya dair riskleri artırıyor. Trump’ın yeni kabinesinin dünya için ne anlama geldiğini ayrıntılı dosyamızda okuyabilirsiniz.

Başta yapay zekaya uyum sağlayamayan rekabette geri kalacak demiştik. Bir benzeri elektrikli otomobillerde yaşanıyor. Avrupa’nın en güçlü üretim altyapısına sahip olan Almanya’nın otomotiv endüstrisi elektrikli otomobil dönüşümünü gerçekleştiremediği için rekabette geride kalıyor. Kimin gerisinde tabii ki Çin’in gerisinde. Çin elektrikli otomobilleriyle dünyanın her noktasında pazar payını artırıyor. Alman otomotiv devleri de Çin’in bu büyük yükselişi karşısında ciddi sorunlar yaşıyor. Alman otomotiv endüstrisinin yaşadığı rekabet sorununu kapsamlı “Otomotivde dengeler değişiyor” başlıklı dosyamızla ele aldık.

Çin küresel ticarette büyümesini artırıyor, ancak kendi içinde ciddi bir büyüme sorunu yaşamaya başladı. Geçtiğimiz yıllarda yapılan tüm projeksiyonlar kısa sürede Çin’in ABD’yi geçeceğini gösteriyordu. Zira Çin çift haneli oldukça yüksek büyüme oranları yakalıyordu. Ancak son yıllarda değil çift haneli büyümeyi, yüzde 5’lik büyüme oranını dahi yakalamakta zorlanıyor. “Çin Japonya’nın kaderini mi yaşamaya başlıyor?” sorusu sıkça soruluyor. “Çin, Japonlaşıyor mu?” başlıklı dosyamızda da bu konuyu detaylı olarak işledik.

Pandeminin tüm dünyaya miras bıraktığı uzaktan çalışmada son durumu da bu ay Z Raporu’nda ele aldık. Uzaktan çalışma bazı sektörler ve bazı çalışanlar için büyük bir avantaj olurken, bazı sektörler ve çalışanlar açısından ise ciddi negatif yönleri ön planda olabiliyor. Bazı işletmeler ise farklı yöntemlerle bu negatif yönleri azaltabiliyor. Türkiye ve dünyada uzaktan çalışma ilgili son gelişmeleri dosyamızda ele aldık.

Z Raporu’nda bu ay Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu’nun söyleşisi de yer alıyor. Dağlıoğlu, Türkiye’ye yönelik artan doğrudan yatırımları değerlendirdi. Türkiye’nin rakiplerine göre önemli avantajlar taşıdığına vurgu yapıyor. Dağlıoğlu, Türkiye’yi dünyanın bağlantı noktası olarak değerlendiriyor.

Finansal sistemde yaşanan gelişmelerden pazarlama dünyasına kadar pek çok kapsamlı dosyamızın yer aldığını Aralık sayımızı keyifli okumanızı dilerim…

Dikkat çekenler...