Avrupa Birliği’nin korumacı ticaret savaşları

Dünya ticareti ikinci dünya savaşından sonra hızla gelişti. Ancak son yıllarda, ABD ile Çin arasındaki ve daha az şiddetli olmakla birlikte ABD ile Avrupa arasındaki ekonomik savaş ticaret savaşlarına dönüşüyor. Korumacılığın özellikle Avrupa’ya fiili geri dönüşü dünya ekonomisi açısından kötü haber.

Avrupa’nın sanayileşmesinin ardındaki en önemli itici güç olan devletçi merkantilist politikalar yerini Adam Smith’in Milletlerin Serveti isimli eserinin yayınlanmasından sonra, 18. yüzyıldan sonra serbest ticaret politikalarına bıraktığı düşünülür. Ancak bu durum kağıt üzerinde kaldı. Yeni kurulan Amerika Birleşik Devletleri Birinci Dünya Savaşına kadar dünyanın en korumacı ülkesi olarak sanayileşti. Serbest ticaret düşüncesinin beşiği sayılan İngiltere, teorik olmasa da pratikte korumacılığı uzun süre devam ettirdi. Fransa zaten 17. yüzyıldan sonra korumacı devletçiliğin (Colbertism) en derin kök saldığı ülkeydi. Avrupa Birliği’nin kurulmasıyla, 1992 yılında AB üyesi ülkelerin iç pazarları, mal ve emeğin serbestçe dolaştığı bir “tek pazar” haline geldi. Dışarıya ise bu pazar “AB Kalesi” (Fortress Europe) lakabıyla tarife ve tarife dışı engellerle kapandı. Geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği daha önce de pek çok kez olduğu gibi kendi markalarına tehdit olarak gördüğü bir markayı çeşitli gerekçelerle raflardan kaldırdığını duyurdu. Fransa’da son zamanlarda viral olan El Mordjene adlı fındık kreması ürünü, büyük beğeni toplamış ve sosyal medya aracılığıyla kulaktan kulağa yayılarak satışlarını katlamıştı. Cezayirli Cebon şirketi tarafından üretilen El Mordjene’nin kullanıcılara göre “kremsi dokusu ve sütlü lezzeti” ile ünlü İtalyan markası “Nutella’dan daha iyi” olduğuna ilişkin paylaşımlar, ürünün Fransa’da popülaritesini zirveye taşımıştı.

Devamı Z Raporu Ekim 2024 sayısında…

 

Dikkat çekenler...