Merkez Bankası’nın yüksek faizle enflasyonu düşürme politikası kısmen sonuç verdi. 18 aydır yürütülen ekonomiyi soğutma çalışmalarına rağmen enflasyon istenilen düzeyde değil. Geçtiğimiz mayısta yüzde 75,45 ile gördüğü tepe noktasının 27 puan altına gerilese de enflasyon, Haziran 2023’teki yüzde 38,21 seviyenin hala 10 puan üzerinde. Kasım ve Aralık aylarına ilişkin düşüş beklentisi de o kadar güçlü değil. Rakamlar “Yüksek faizle buraya kadar” dedirtiyor.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 8 aydır faizleri yüzde 50’de sabit tuttuğu halde, uyguladığı Ortodoks politikasından istediği ölçüde verim alamıyor. Yüksek faizin enflasyonu düşürmede tek başına
yeterli bir araç olmadığını gördük. Ekonomide istenilen soğuma sağlanamadı. Bunun birçok nedeni var elbette. Üretici maliyetleri makul seviyelere gerilese de, fiyatlama davranışları enflasyonla topyekûn bir mücadele verilmediğini gösteriyor. Türkiye’de tüketim kalıplarını değiştirmenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha gördük. Ücretlilerin iliklerine kadar hissettiği pahalılık zengin kesimin umurunda değil. Alım gücündeki aşınma, varlıklıların semtine hiç uğramamış sanki. Paradan para kazanmayı seven “yağlı-ballı” zümre harcadıkça dar gelirlinin, kıt kanaat geçinenlerin sırtındaki yük artıyor. Bu ikilem Merkez Bankası’nın mücadelesini de zorlaştırıyor. Hal böyle olunca geleceğe yönelik enflasyon beklentiler ve söylemler sıkça değişiyor. Merkez Bankası beklenti anketlerinde bunu görmek mümkün. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in söylemlerine baktığımızda da bu mücadelenin zorluğunu anlıyoruz.
Devamı Z Raporu Aralık 2024 sayısında…