Geçici yüksek faiz, kalıcı hasara yol açar mı?

Merkez Bankası Haziran ayından bu yana faiz artırmayı sürdürüyor. Yüzde 8,5’dan başlayan faiz artırım döngüsü kasım ayında yüzde 40’a ulaşarak devam ediyor. Hangi seviyede duracağını kestirebilmek ise biraz güç hale geldi. Fakat şu an gelinen seviye tüm alanlardaki faizleri son 20 yılın zirvesine taşımış durumda. Yüksek faizin talep yönlü etkisi konut ve otomotiv sektöründe hissedilmeye başladı. Ancak ticari kredi faizlerinin son yılların rekorunu kırması iş dünyasını bir hayli zorluyor. Bu ay Z Raporu’nda rekor kıran faizlerle iş dünyasının nasıl mücadele etmeye çalıştığını araştırdık. Bu nedenle de “İş dünyasının zor sınavı: Yüksek Faiz” başlığıyla çıktık. Zira bu denli yüksek faiz oranlarıyla üretimi aksatmadan devam ettirebilmek adeta büyük bir sınava dönüştü. Yüksek faizin yatırım iştahını baskıladığı gerçeğini iş dünyasından aldığımız yanıtlar orta koyuyor. Ekonomi yönetimi para politikasını sıkılaştırırken, reel sektörün krediye erişimini rahatlatmak için bazı düzenlemeleri de hayata geçiriyor. İhracatçılara verilen kredilerin hacmi artırılırken, bu ay itibarıyla yatırım taahhütlü avans kredi paketi bunlardan biri. Bu kredilerle reel sektörün krediye erişiminin rahatlatılması amaçlanıyor. Ancak bu kredilerin hedef odaklı kullanılması için yüksek teknoloji ve ihracat gibi bazı kriterler belirlendi. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99’unun KOBİ niteliğinde olduğunu düşünürsek bu kriterleri çoğu işletme karşılayamıyor görünüyor. Keza ihracat yapmadığı halde ihracatçıya ara malı tedarik eden işletmeler ya da sadece iç talebe çalışan büyük ihracatçılar da bu desteklerden ne yazık ki muaf olacaklar. İş dünyası bu zorlu ancak geçici sürece enflasyonun düşmesi için katlanmaya hazır görünüyor. Ancak geçici olarak nitelendirilen bu sürecin bazı işletmeler açısından kalıcı hasara yol açma riski de göz ardı edilmemeli. Yıllardır büyük mücadeleler vererek ayakta durmaya çalışan işletmelerin bazıları bugün kapanma riskiyle karşı karşıya. Ekonomi yönetimi sıkı para politikasının büyümeye zarar vermeden atlatılmasında kararlı. Kredi desteklerinin verilmesinin nedeni de bu. Ancak reel sektörde umarız ki geçici yüksek faiz kalıcı hasara yol açmaz. Z Raporu’nun Aralık sayısını hazırlarken maalesef Gazze’de katliam sürüyor. Baskıya gittiğimiz günlerde ise geçici ateşkes başladı. Umarız ki kalıcı ateşkese dönüşür. Ancak çok farklı bir tabloyla karşı karşıyayız, dünya kamuoyunda hiç olmadığı kadar büyük bir tepki var. Bu da İsrail’e destek veren liderlere er ya da geç geri adım attıracak. Ama liderlerin özellikle de Körfez Ülkeleri’nin elinde büyük bir silah var, petrol ambargosu. Petrol ambargosunun neden hayata geçirilemediğini, geçmişte nasıl hayata geçirildiğini bu ay Z Raporu’nda işledik.

Areda Piar bu ay Z Raporu için kredi kartlarının kullanım alışkanlığıyla ilgili özel bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarını değerlendiren Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, kredi kartı için “önce özgürlük sonra esaret” başlığını kullandı.

2023 yılının bu son sayısında pek çok konuyu araştırdık ve kaleme aldık. Keyifli okumalar…

Dikkat çekenler...