Tarife savaşının ABD açısından ekonomik gerekçesi nedir?

ABD’nin ilk kez Çin’e karşı başlattığı tarife savaşının görünen hali daha çok Çin’in ekonomik büyümesini engellemek gibi görünmekte ve bu yönü konvansiyonel basında işlenmektedir. Ancak bu bakış açısı bize manzaranın bütününü vermemektedir.

Trump’ın seçmenin gönlünü kazanması yolundaki en önemli vaadi nedir?

Trump’ın çok iddialı vaatleri olmasına karşın esasen ABD halkında karşılık gören en önemli vaadi tarife yoluyla yabancı ülkelere vergi uygulanmasıdır.

Bunun iki saiki vardır; birincisi, Türkiye’de bilinen haliyle Çin’le rekabet, daha doğrusu onu yavaşlatmak ve geriletme amacı güden halidir.

Ancak manzaranın önemli kısmı bu değildir! Zira Trump’ın tarife ile ilgili vaadi bunun üzerine şekillenmiyor.

Trump’ın tarife ile ilgili vaadinin ana fikri; ABD halkının bireysel anlamda fazla vergi ödediği ve buna rağmen ABD merkezi hükümetinin 36 trilyon doları geçen haliyle borcunun bırakın azalması, artmaya devam etmesi sorunu üzerine; ben bu borcun ödemesini yabancı devletlerden toplayacağım, tarife yani ek vergi koyarak, ifadesi üzerine kurulmuştur.  Ve daha da önemlisi tarifelerden gelen gelirle, seçmenine, bireysel gelir vergilerinizi de azaltacağım şeklinde bir sonuç/vaat ortaya koymasıdır.

Bu tezin dayanağı nedir?

Trump’ın tezinin dayanağı ABD merkezi hükümet gelirinin içerisindeki tarife yani gümrük vergisi gelirinin yıllara sari olarak dramatik olarak düşmesidir. Buna göre; 1796 yılında ABD vergi gelirlerinin yüzde 90’nı tarife yoluyla edinilen gelirler oluştururken, 1850’li yıllarda aniden yüzde 40’lara indirilmiş, sonrasında 1875’lerde tekrar yükseltilerek yüzde 60’lara vardırılmış. Akabinde 1914 yılında ise yine ani bir şekilde yüzde 5’lere geriletilmiştir. Sonrasından bugüne kadar ise yüzde 3-5 arasında seyretmiştir. İşte Trump’ın ABD’nin en büyük ithalatçısı konumundaki Çin ile dalaşmasının asıl nedeni budur  diyebiliriz.

Devamı  Z Raporu Şubat 2025 sayısında…

Dikkat çekenler...