Topla tüfekle savaş dönemi bitti yeni savaş düzeni ekonomi

3. Dünya Savaşı riskine yönelik açıklamaların sayısı her geçen gün artıyor. ABD, Çin ve Rusya eksenindeki gerilimler bu tartışmayı alevlendirirken, tüm dünya askeri bir çatışma riskiyle gerçekten karşı karşıya mı? Yoksa bildiğimiz, toplu tüfekli savaşlar geride mi kaldı, artık küresel güçlerin savaşlarının dönüşmüş hali ekonomi mi? Z Raporu’nda bu ay, tüm dünyanın yanıtını aradığı bu soruyu cevaplamaya çalıştık. Pek çok analiz gösteriyor ki artık küresel güçlerin savaşının yeni ve dönüşen hali ekonomi. Zira küreselleşme denilen olgu, tüm dünyayı öyle bir grift hale getirdi ki, bir ülke başka bir ülkeye savaş açtığı zaman aslında kendi yatırımlarına ve pazarına da savaş açmış olacak. Hatta tahvillerini sattığı ve bir anlamda borç verenine de savaş açmış olacak. 1990’lı yıllardan bu yana ucuz iş gücü sayesinde dünyanın üretim ve yatırım üssü haline gelen Çin’in önlenemez yayılmacılığı, Batılı ülkelerde büyük bir endişeye neden olmaya devam ediyor. Zira Çin artık eski Çin değil, ucuz ve taklit ürün üreten Çin, artık kaliteli ve yüksek teknolojili üretim yapan bir ülke. Bu yayılmacılığa karşı en somut adımın 2018’de ABD’nin eski başkanı ve yeni başkan adayı Trump tarafından gümrük tarifelerini artırarak getirdiği düşünülse de aslında bu savaş 2008’e dayanıyor. O dönemde ülkeler ihracatlarını artırmak için düşük kur politikası belirlemiş ve bu dönemi “kur savaşı” olarak nitelendirmiştik. Bugün de Çin’in artan yayılmacılığına karşı ABD ve Avrupa gümrük duvarlarını yükseltmeye devam ediyor. Bunun yanında ekonomi savaşının diğer bir bacağını da rezerv para ve ödeme sistemleri oluşturuyor. ABD’nin doları bir silah gibi kullanması başta BRICS gibi yapıları dolara karşı alternatif bir para birimi arayışına yöneltti. Sadece dolar değil SWIFT’e karşı da ortak ödeme sistemi kurma çalışmaları sürüyor ki hali hazırda Rusya’nın zaten böyle bir sistemi var. Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya yönelik yaptırımlar, Rusya ve Çin yakınlaşmasını artırdı. Teknoloji, yapay zeka, dijitalleşme ve veri kontrolü gibi alanlarda Rusya ve Çin Batılı ülkeleri geçmeye başladı. Dolayısıyla kısaca özetini geçtiğim bu gelişmeler 3. Dünya Savaşı’nın aslında ekonomiyle çoktan başladığını bize gösteriyor. Ancak ekonomide bu savaşın verilmesinin yanında Çin savunma sanayideki gücünü de artırmaya devam ediyor. Çin savunma harcamasını 230 milyar dolara taşırken savunma alanındaki ihracatını da 5,5 milyar dolara yükseltti.

Z Raporu’nda bu ay işlediğimiz bir diğer önemli dosya konumuz, Türkiye’ye yönelik artan yabancı yatırımcı ilgisi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye yönelik not artırım kararları, Türkiye’nin gri listeden çıkması, yatırım bankalarından Türkiye’ye yönelik gelen olumlu değerlendirmeler sonrasında Türkiye’ye yönelik yatırımlar yeniden hızlandı. Bu gelişmelerin ardından Türkiye 18,5 milyar dolarlık yatırım çekmeyi başardı. Bundan sonraki süreçte gerek kısa vadeli gerekse uzun vadeli yatırımlarda nasıl bir süreç bekleniyor? “Türkiye’den yatırımcılar için beyaz sayfa” başlıklı dosyamızda bu konuya dair görüşleri de bulabilirsiniz.

Keyifli okumalar…

Dikkat çekenler...