Son dönemde olup biteni daha iyi anlayabilmek için üç şeye bakmak gerekiyor; Trump, Fed ve LIBOR…Önce ABD Başkanı Donald Trump cephesine bakalım. Trump, Çin’in ABD teknolojisini çaldığını gerekçe göstererek Çin mallarına rekor gümrük vergisi kararı aldı. Çin’i ‘fikri mülkiyet hırsızlığıyla’ suçlayan Trump, gümrük vergilerini ‘bunun bedelini geri ödetmek’ diye niteledi. ABD Ticaret Temsilciğinin Ağustos 2017 yılında başlattığı soruşturma kapsamında Çin’in ABD’nin teknoloji ve ticaret sırlarını çaldığı ve Amerikalı şirketlerin fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, Çin menşeli yüzlerce ürüne ek gümrük vergisi getirme kararı aldı. Ek gümrük vergisinin 60 milyar doları bulması bekleniyor. Bu gelişmeler iki ülke arasındaki bir ticaret savaşı olarak nitelendirilse de tüm dünyayı etkileyecek nitelikte.
Amerikan Merkez Bankası (Fed) bu gelişmeler karşısından neler yapıyor. Fed, Mart ayındaki toplantısında 25 baz puanlık artış yaptı. Bu artışla politika faizi 1,50-1,75 aralığına yükseldi. Trump’ın, Çin’ yaptırımlarını açıklamadan önce zaten Fed’in bu yıl 3 faiz artışı yapması bekleniyordu. Ne değişti diye bakacak olursak? Fed bu artışları gerekli olursa yapacaktı. Yani Fed adımlarını ihtiyatlı olarak nitelendiriyordu. Fakat Çin ile yaşanan gerginlik tüm hesapları değiştirdi. Öncelikle Trump’ın Çin’e yönelik aldığı tedbirliklerin basit bir ticari karar olmadığını belirtelim. Bu gelişmelerin ABD ve ABD dışında bazı önemli sonuçları olacak. ABD’nin Çin’e uygulayacağı ek vergiler ABD’de enflasyona neden olması kaçınılmaz gibi görünüyor. Böyle bir durum ABD’de tüketici fiyatlarında artışa neden olabileceğinden öngörülen faiz artışlarının daha sık ve yüksek dozda olması anlamına geliyor.
Devamı Derin Ekonomi Nisan 2018 sayısında …