Tarımsal üretimin önündeki en temel sorunumuz köylerde çalışma gücüne sahip gençlerin var olmaması.
Çocuklar köyde büyüse bile evlenme çağına gelince köyden göçer olmuşlar.
Sebep basit; bir köylü kardeşimiz yine köyde doğmuş ve büyümüş diğer bir hanım kardeşimiz ile izdivaç kurma sürecine girmişse olmazsa olmaz şart olarak evlenince şehirde ev kurma ve yaşam öne sürülüyor. Hal böyle olunca evlenen genç çiftler bir bir köyden ayrılır olmuş. Artık bu iş neredeyse adetten.
Bu noktada insan kaynağı eksikliği Afgan göçmenler vasıtasıyla giderilmeye çalışılmış. Kaçak olarak çalışan göçmenlerin işveren üzerine getirdiği risk ve sürdürülebilirlik korkusu nedeniyle sürülerin büyümesi zorlanır hale gelmiş.
Hanım kardeşlerimiz haklı!
Seyahat vesilesi ile gezdiğimiz köylerde şahit olduğum düzensizlikleri görünce hanım kardeşlerin bu noktada haklı oldukları yönler var. Zira köylerimiz düzensiz, 300 yıl önce nasılsa bugün de aynı!
Şurada ev var hemen yanında hayvan ağılı, kendi kokusu ve zorluklarıyla, çoğu köyde bakkal yok. Halbuki zaman gerekleri değişti, hayat şartları gelişti. Bir de artık sosyal medya ve dizilerden şaşaalı acayip hayatlar takip edilir oldu. Sanki herkes şehirde o hayatları yaşıyormuşçasına köyden ahali özenir olmuş.
Devamı Z Raporu Kasım 2024 sayısında…