Yeni dönemde para politikası

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Eylül ayında da faiz indirimlerine devam etti. Yeni Başkan Murat Çetinkaya döneminde merkez bankası sadeleşme yönünde önemli adımlar attı. Koridor sistemi bir dönem işe yaradı; ancak piyasa oyuncuları bir türlü alışamadıkları kompleks sistemin basitleştirilmesini istiyorlardı. Yeni merkez bankası yönetimi de önceliklerinin piyasaya daha kolay ve net aktarılması için sadeleşmeye gidiyor.
Eylül ayında, üst tavandaki 25 baz puanlık indirimle birlikte bu yıl Nisan ayından itibaren üst bant toplam altı kez olmak üzere 250 baz puan düşürülmüş oldu. Darbe girişiminin ortaya çıkarttığı talep düşüklüğü ve yavaşlama riski bu politikayı haklı çıkartıyor. Bu indirimler TCMB’nin öncelikleri arasına büyümenin sağlam bir şekilde girdiğini gösteriyor. Bununla birlikte TCMB enflasyona daha az önem veriyor değil; merkez bankası ortalama fonlama faizleri Türkiye’de hala yüksek.
Faiz indirimlerinin enflasyona ne kadar, büyümeye ne kadar etkisi olduğu önemli bir konu. Burada önemli bir ‘trade off’ dan söz edebiliriz: enflasyonu belli miktarda düşürmek için ne kadarlık büyümeden feragat etmeliyiz? ‘Taylor Kuralı’ olarak adlandırılan popüler yaklaşım, fiyat oluşum mekanizmalarının verimli olmadığı gerçek dünyada yüzeysel kaldığı göze çarpmaya devam ediyor.
Yeni yönetim, parasal aktarım mekanizmasının sadece Türkiye’de değil tüm dünyada zayıfladığının altını çiziyor. Bu önemli bir tespit ve TCMB’nın politika çerçevesi üzerinde önümüzdeki dönemde etkili olacak. Aktarım mekanizması kısaca merkez bankasının elindeki kısıtlı sayıdaki ‘manivelalarla’ (temelde politika faizi) etkilemek istediği piyasa hedef değişken(ler)inin (temelde enflasyon ve büyüme) arasındaki ilişkiyi sağlayan ‘mekanizma’ manasına geliyor.

Devamı Derin Ekonomi Ekim sayısında …

Dikkat çekenler...